Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Periodontoloji

Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının %70`inden periodontal hastalıklar sorumludur.

  • Dişeti iltihabının ilk aşamasına ”gingivitis” denir. Gingivitiste sadece diş etleri etkilenmiştir. Bu dönemde diş etleri kanamalı, kırmızı ve hacimce büyümüştür. Gingivitis düzenli ağız bakımı ve temel diştaşı temizliği ile geri döndürülebilir. Dişetinin basit iltihabı ilerlerse ”periodontitis” denilen ve çene kemiğinin kaybına neden olan diş eti hastalığına neden olabilir. Sigara, genetik faktörler, hormonal değişiklikler, stres, ilaç kullanımı, bruksizm, bazı sistemik hastalıklar, kötü beslenme, doğru yapılmamış restorasyonlar da periodontal hastalığın sebeplerindendir.

Gingivitis ve Periodontitis tedavisinde şu işlemler yapılabilir:

Diş Taşı Temizliği:

Dişeti hastalıklarının erken safhalardaki tedavisi, diş taşı temizliğidir. Bu aşamada dişlerin etrafındaki ceplerden diş taşları temizlenir, diş yüzeyindeki lekeler uzaklaştırılır, ağız hijyeni eğitimi verilir. Özel durumlar harici 6 ayda bir diş taşı temizliği yapılması tavsiye edilir.

Kök Yüzeyi Düzleştirilmesi (SRP):

Diş taşları ve iltihabi dokular diş eti ile diş kökü arasını kaplamışsa; dişeti lokal anestezi ile uyuşturularak bölge kürete edilir. Diş kök yüzeyindeki diş taşları ve iltihabi dokular uzaklaştırılır, dişetinin kök yüzeyini sıkıca sarması sağlanır.

Flap Operasyonu:

Periodontal cepler küretaj ve kök yüzeyi düzleştirilmesi ile sığlaştırılamıyorsa cerrahi olarak cebi oluşturan dişeti çıkartılır. Çok derin ceplerde dişeti bütün olarak kaldırılıp altında gerekli kök yüzeyi düzleştirme işlemleri yapılır, kapatılır ve dikişlerle yerine sabitlenir. Eğer bu aşamada erimiş olan kemiğin desteklenmesi gerekiyorsa ya da o bölgede kemik oluşturulabileceği düşünülüyorsa, defekt bölgesine sert doku greftleri ya da hastanın kendi dokusundan elde edilen kemik parçacıkları koyularak, kaybedilen dokunun geri kazanılmasına çalışılır.

Doku Greftleri

   Yumuşak doku greftleri:
Diş fırçasının yanlış kullanılması, anatomik hatalar ya da dişeti hastalıkları sebebiyle bir veya birkaç dişte meydana gelen belirgin dişeti çekilmelerinin,ağzın farklı bir bölgesinden (genellikle damak) alınan yumuşak doku parçalasıyla örtülmesi işlemidir. Genellikle estetik amaçla ya da bazı durumlarda, dişeti hastalığının ilerlememesi için koruyucu amaçla yapılır.

 

  Sert doku greftleri:
Flap operasyonları esnasında kemik kaybının ileri boyutta olduğu bölgelerde yapay veya doğal kaynaklı kemik tozu uygulamaları ile kemik yapımı uyarılır.

Gingivektomi ve Gingivoplasti:

Bazı durumlarda iltihapsal, ilaca bağlı ya da kalıtsal olarak dişeti büyümeleri gözlenmektedir. Bu dişeti büyümelerine kemik erimesi eşlik etmiyorsa ya da kemik oluşturmamızı gerektiren derinlikte defektler mevcut değilse dişeti büyümelerini, dişle-dişeti arasındaki cebin yumuşak doku duvarını keserek çıkartabiliriz. Bu işleme Gingivektomi denir. Bu işlemden sonra genellikle dişetini cerrahi yöntemlerle düzelterek normal fizyonomisini geri kazandırmak için ise Gingivoplasti işlemi uygulanır.

Lazer ile Cep Dezenfeksiyonu:

Bakteri plağı etkin bir şekilde dişlerden uzaklaştırılmadığı durumlarda diştaşı veya tartar olarak bilinen düzensiz yüzeyli ve geçirgen bir yapıya dönüşür. Plaktaki bakteriler tarafından salınan zararlı ürünler dişetinde irritasyona neden olur. Bu ürünler nedeni ile dişetini dişe sıkıca bağlayan lifler yıkıma uğrar, dişeti dişten uzaklaşır ve periodontal cep oluşur. Böylece bakteri ve ürünlerinin daha derin dokulara ilerlemesi kolaylaşır. Böyle bir durumda diyod lazer yardımı ile cep içi dezenfeksiyon sağlanabilmektedir.

Ağız Kokusu Tedavisi (Halitosis):

Halitosis, ağızdan veya mideden gelen, hem kişiyi hem de çevresindekileri rahatsız eden nefesteki kötü kokudur. Ağız kokusu kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkiler, özgüven problemi oluşturur.

Nefeste oluşan kötü koku, büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir enfeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı ya da ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olabilir.

Kokuya sebep olan diğer sistemik problemler ise: sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balıksı koku), karaciğer ve metabolizma bozukluklarıdır. Ağız kokusunun öncelikle sebebi teşhis edilmeli ve buna göre tedavisi yapılmalıdır. Tüm çürüklerin ve diş eti hastalıklarının tedavisi ile çekimi endike dişlerin çekimi ve yenilenmesi gereken restorasyonların değişimi ile oral hijyen düzeyi arttırılarak halitozisin önüne geçilebilir.